Film: Annem/Tallulah/A Thousand Words

Merhaba,
Size bu hafta izlediğim üç filmden bahsedeceğim.

İlk filmimiz Netflix'e gelen AnneM:
Sumru Yavrucuk, Tuna Orhan, Özge Gürel gibi oyuncuların yer aldığı film, izleyenleri ağlatmak üzere kurgulanmış :) Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; Sumru Yavrucuk kesinlikle muhteşem bir oyuncu.
Annesinden ve hatta ailesinden genel olarak utanan, çıktığı kabuğu beğenmeyip doğduğu yerden bir an önce kurtulmak isteyen bir genç kızın (Özge Gürel) hikayesi üzerine dönüyor. Konusu klasik olsa da, Sumru Yavrucuk'un oyunculuğu için izlenir. Ama tabi çok ağlamaya hazır olun. 
Naçizane iki eleştirim var;
-Bu kadar dram bir filme fazla! Yani bir iki dramı iç içe geçirip yansıtabilir ama tam düze çıktılar derken son anda yeniden vuruyor. 'Eh gari!' dedim en son öne sürdükleri dramda. O sonuncuyu gereksiz buldum. O son dramı yazmayacaktınız :)
-Sonunu izleyiciye bırakan ucu açık filmleri sevmiyorum. Hani böyle acaba ne oldu kısmı senin hayal gücüne kalıyor ya, öyle bitirdi. Onca dramı çektik ağladık finalde bi' yüzümüz güleydi. Belki de güldü yani bilmiyorum işte bir yere bağlamadı, bize bıraktı finali.

                                                      🔺🔻🔺🔻🔺🔻🔺🔻🔺🔻

İkinci filmimiz yine Netflix'ten Tallulah:
Başrolde Juno filminden tanıyıp sevdiğim Ellen Page var. Bu kızın abartıdan uzak, sade ve doğal oyunculuğunu beğeniyorum. 
Page'in canlandırdığı Lu karakteri, karavanda yaşayan, hayata tutunmakla ilgili güçlü hırsları olmayan özgür bir ruh. Ancak, bebeğine karşı gerekli sorumlulukları yerine getiremediğini düşündüğü bir anneyle tesadüfi karşılaşması ve anlık kararı sonucu bebeği almasıyla, bir anda güvenli, yerleşik bir hayata ihtiyaç duymaya başlar. Bu noktada yolu, kendisini bir süre önce terk eden Nico'nun annesi Margo (Allison Janney) ile kesişir. Margo daha kurallı yaşayan elit bir kadındır ve zor da olsa bir şekilde bir süre aynı evi paylaşırlar ve olaylar olaylar...
Bence izlemesi keyifli bir filmdi. 

                                                  🔺🔻🔺🔻🔺🔻🔺🔻🔺🔻

Üçüncü filmi Bursa'ya giderken otobüs televizyonundan izledim: Kelimeler Yetmez (A Thousand Words)
Başrolü Eddie Murphy'nin oynadığı bu film, fantastik komedi diye sınıflandırılsa da, güldürmekten ziyade ders veren nitelikte bir aile filmi. 
Özetle; ağzı çok laf yapan Jack, bir gün konuşmayı bırakıp farklı bir şekilde iletişim kurmayı öğrenmek zorunda kalır. Çünkü, o her konuştuğunda, bahçesindeki ağaçtan bir yaprak eksilir ve yapraklar bittiğinde ölecektir. Acaba kahramanımız, yeni bir iletişim yolu bulup insanlara farklı yollardan dokunabilecek ve o son yaprağı düşmekten kurtarabilecek mi? Kelimelerin değil icraatların kıymetini anlatan film kolayca izlenen hoş bir yapım.

İyi seyirler,
Seval
Share on Google Plus

About ekinushobi

This is a short description in the author block about the author. You edit it by entering text in the "Biographical Info" field in the user admin panel.
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder