Fotoğraf anıları: Berlin

Merhaba,
Bugün değişik bir şey geldi içimden. Herhangi bir dizi/film önerisi veya kendin yap projesi aktarmayacağım. Harici diskimi açtım, içinden gelişigüzel bir dosyaya girip öylesine bir fotoğraf seçip o fotoğraf üzerine yazmaya karar verdim. Karşıma 2015'te Berlin'de, tren penceresinden çektiğim bir fotoğraf çıktı. Pencerede elimin yansımasını görüyorsunuz :)
Uzun yolculuklarda herkes yol kenarındaki evlerin içinde geçen hayatları hayal etmez mi? Üniversite hayatım boyunca 12 saatlik otobüs yolculukları yaptım Kapadokya'ya giderken ve akşam oldu mu ışıkları yanan, yatma vakti ışıkları sönen evlerin hayatlarını düşündüğüm şehirlerden geçtim. 
Bu fotoğrafı çektiğim sırada Alexanderplatz'daki otelimizden, Messe Berlin'deki turizm fuarına gitmek üzere yola çıkmıştık. Hepimiz kendi çemberimize o kadar gebeyiz ki, şimdi fotoğrafa bakarken bile bizim dışımızda da hayatlar var, orada da birileri bir yaşam sürüyor diye düşünmek değişik geldi. Çünkü bizim; dert diye bir şey varsa en kralı bizde, güzel bir olay varsa onun da en güzeli bizde gibi kendi ekseninde dönme hastalığımız var :)
Şu an evimin önünden bir tren geçse ve penceresinden bakan biri bizim evin içinde akan hayatı hayal etse, örgü ören/nakış işleyen birini hayal etmeli. Ben de şu pencerelerden en azından birinin ardında el işi yapan biri vardır hayaliyle yazımı noktalıyorum.

Rastgele fotoğraflar seçip, çekildiği an ne hissettiğimi hatırlıyorsam paylaşmaya devam edeceğim. Serinin ismini "fotoğraf anıları" koydum. Hadi hayırlı olsun :))

Not: Genelde soğuk ve puslu olan Berlin'den hasta olmadan dönmek yasak :) Giderseniz sıkı giyinmeyi ihmal etmeyin.

Seval
Share on Google Plus

About ekinushobi

This is a short description in the author block about the author. You edit it by entering text in the "Biographical Info" field in the user admin panel.
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder