Filarmoni Konseri

Kapadokya’ya gidip İç Anadolu kültürüyle kucaklaştığımda; tanıştığım ilk müzik Ankara havaları, Ürgüp’te gördüğüm ilk ünlü de Ankaralı Turgut olsa da; bir an önce önüme bakıp, bu kültürü klasik müzik ve cazla tanışarak harmanladım. Yoksa çok başka yerlere varacaktı damak tadım. Hangi sonatın, kimin kaçıncı senfonisi olduğunu bilecek kadar gurme(maestro) değilsem de, şu an gün içinde çalışırken bile Radio Swiss Classic dinlerim zamandan ve mekandan kopmak için. Bir de Radio Swiss Jazz var ki o da bambaşka lezzettedir. Bu iki radyoyu bilgisayarın arama motorundan açıp dinleyebileceğiniz gibi, telefonunuza aplikasyon olarak da indirip kullanabilirsiniz. Ben öyle yaptım, severek dinliyorum. 

Aşağı yukarı 7-8 sene yaşadığım Kapadokya’daki ilerleyen zamanlarımda güzel butik otellerde, zevk sahibi insanlarla çalıştıkça klasik müzik konserlerine de gitmeye başladım. 
Sonra İstanbul’a yerleştim ve sosyal etkinlik yönüm biraz daha tiyatroya kaydı. Madem kaçınılmaz bir şekilde bu şehrin çarkında dönüyoruz, o zaman ruhumuzu sanatla besleyelim di mi?

Derken e-posta kutuma filarmoni orkestrası konserine davetlisiniz diye bir mail düştü. Hemen arkadaşım Bahar'ı aradım ve Taksim’de keyifli bir akşam yemeği ardından Pera’daki harika konsere koştuk. Ne konseri olduğunu bilmeksizin gittiğimiz mekanda öğrendik ki Çek Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yıl konseriymiş. Tabi izleyicilerin geneli grand tuvalet giyinmiş yabancı uyruklu insanlar olunca biz biraz dış kapının mandalı gibi kaldık ama hiç gocunmadan en ön sıranın bir arkasında izledik. Söylememe gerek yok herhalde, en ön sıra protokoldü :) Çek-İstanbul başkonsolosu ve papaz falan vardı. Hemen ardında da biz işte bedava konsere yolu düşmüş iki sade vatandaş. Bu arada böyle şeyleri en önlerde izlemek tahmin edildiği kadar keyifli olmuyor aslında. Çellistin arkasında kaldık, kemancı yandan görünüyor, piyanist hiç görünmüyor derken bir baktık teras loca bomboş. Çaktırmadan locaya doğru seyirttik ve bu enfes konserin devamını tepeden izledik. 
Ünlü bir maestro/koro şefi olduğunu bu konser sayesinde öğrendiğim Cem Mansur yönetimindeki dinleti gerçekten dinlendiriciydi. 

Bu fotoda biraz, konseri ben yönetmişim gururu seziyorum :)) (Bu arada diziyi izleyenler için dipnot: Bu mekan, Erkenci Kuş dizisinin ilk bölümünün çekildiği mekan ve kahramanların dudaklarının buluştuğu locadayız.)
Share on Google Plus

About Ekinus Hobi

This is a short description in the author block about the author. You edit it by entering text in the "Biographical Info" field in the user admin panel.
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder