Londra-1

Merhabalar,
Kasım başında bir fuar için İngiltere'ye gittik. Haliyle bir sürü de fotoğrafla döndük :) Kısa anlatımlı, bol fotolu bir post olacak bu. Buradaki fotoğraflar telefonla çekilenler. Bir de makine ile çektiklerim var, onları da ikinci bir yazıda paylaşacağım.
İyi seyirler...

Uçaktan... Bu fotoğraf bana Einstein'in şu sözünü hatırlattı: "Doğaya daha derin bakın, böylece her şeyi daha iyi anlayacaksınız." 
Otelimiz Covent Garden'da idi. Burada da şöyle komik bir olay yaşadık, anlatmadan geçemeyeceğim. Efenim şimdi İngiltere'de Hintli çok fazla. Taksici olarak, metro istasyonlarında görevli olarak ve bunun gibi muhtelif yerlerde pek çok kez karşınıza çıkıyor. Biz köyden indim şehre modunda metrodaki haritaya bakıp Covent Garden tarafına giden treni bulmaya çalışıyoruz. Bu sırada tıknaz Hintli görevli bize yaklaşıp yardım etmek isteyince kendisine "Kovınt Gardın" dedik. Yani İngiliz değiliz ama aşağı yukarı biliyoruz ki Covent Garden demek istiyorsak Kovınt Gardın deriz. Kendisi bizi anlamadı. Biz de böyle ısrarla Kovınt Gardın, we want to go Kovınt Gardın falan diyoruz. Sonunda parmağımı haritaya koyup aha da bura dercesine gösterdim. Ve amca o an anladığını belirten şöyle bir ifadede bulundu: "Haaaa, KOVENT GARDON". Bizim doğrumuzu iki saat anlamayıp, sonra kendi yanlışıyla bizi düzelttiği an gülmekten metroyu kaçıracaktık. Anlatılmaz yaşanır ama gene de yazmak istedim :))) 
Londra'nın meşhur telefon kulübeleri...


Londra'nın meşhur sanatsal faaliyetleri...
Otel odamızın penceresinden...
Pret a A Manger ya da kısaca Pret diyebileceğiniz çok şubeli bir mekan var. Envai çeşit sandviç ve kruvasanla güne başlayabilirsiniz. Güzeldi, tavsiye ederim.
Londra'nın gözü, meşhur London Eye
Big Ben isimli saat ve hemen yanında parlamento binası



Fuar sonrası birkaç günümüzü Birmingham'da, iş arkadaşımın kardeşinin evinde geçirdik. Gerçekten unutulmaz bir deneyim oldu. Hem oradaki insanların yaşantısını biraz deneyimlemiş oldum hem de harika insanlarla tanıştım. Bu da evlerinin penceresinden bir görüntü. Birmingham'ı ayrıca yakın zamanda okuyup çok etkilendiğim bir kitap olan "Ben Malala"da da tanımıştım. O yüzden daha çok ilgimi çekti. Ve yine Birmingham'da alışveriş merkezinde afişte gördüğüm güzel bir habere göre yakında "Ben Malala"nın filmi gösterime girecek. Buraya da hemen gelir umarım. Kitabını da tavsiye ederim ayrıca. 

Bunları da oradan aldımm malum yılbaşı geliyorrrr
Burası Solihull... Çarşı pazar gezerken :)


Solihull






Bu geyiğin hikayesi de şu.. Kadıköy'de satılıyor kendileri, her gördüğümde yeniden aşık oluyordum (malum en sevdiğim hayvan geyik hayvanı). Ben yokken eşim bana sürpriz yapıp evimize geyik almış, ben de hemen süsledim :) 



Umarım çok sıkmadan anlatmışımdır. İkinci yazımı bekleyiniz, öperim :) 
Share on Google Plus

About Ekinus Hobi

This is a short description in the author block about the author. You edit it by entering text in the "Biographical Info" field in the user admin panel.
    Blogger Comment
    Facebook Comment

2 yorum:

  1. bak burda ruhsuz gelmedi :) Dimek ki o resimler ööleymişş :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)) Genelde bulutlu, her an yağacakmış gibi bir hava hakimdi ama gene de kendini dışlanmış hissetmiyorsun. Bu açıdan az önce de dediğim gibi en ruhsuzu bence Berlin'^di...

      Sil