Üç Kısımlık Gerçek Bir Hikaye



-1-
Bir gün evde otururken bahçeden birisinin "Oktaayy, Oktayy, Oktay koşş" diye sürekli seslendiğini duydum. Ekseriyetle üçüncü yaş grubunun ikamet ettiği bir apartmanda yaşıyoruz ve bu ses de yaşlı bir amcaya aitti. Balkona gittim, bir baktım yüz üstü yere düşmüş kalkamıyor, oğlunu çağırıyor hiç tanımadığım yaşlı komşumuz. Ben biraz panik atak bi' tipimdir; kolonya, su şişesi, bardak, peçete, pamuk evde ne varsa toplayıp aşağı koştum en üst kattaki dairemizden. Yanımda da Kürşat, eşim. Hemen arkamızdan oğlu Oktay yetişti. Oğlu bile bizden hayli büyük, ikisi birlikte yaşıyorlar. "Ah be babacım sen ne yapıyorsun orada, ne arıyordun orada?" Ben bir şeye bakıyordum diyor ama baktığı yerde bakılacak bir şey yok. Ağacın üstünden öteye uzanıp dalların arasında yüz üstü düşmüş. Oturttuk sandalyeye, beyaz saçları var, tepesi kel. Keli kanıyor, çocuk gibi canı acıyor, ihtiyar gibi doktora gitmemekte diretiyor. O gün orada, gözlerim yaşlı, hiç tanımadığım o amcanın kelini öptüm.  

-2-
Bu olaydan çok sonra, geçen gün, Kürşat, Oktay Bey'le karşılaşıyor. Hal hatır faslında Oktay Bey, Kürşat'a diyor ki; "Babam hastanede, durumu iyi değil, çok zormuş böyle olmak, iyi günler... Ha bu arada, eşinize söylemeyin olur mu? O çok hassas bir insan." (Beni yıllardır tanıyan da, beş dakika gören de aynı teşhisi koyar yani). Kürşat tabi bana bu olaydan bahsetmiyor, ta ki bu sabaha kadar.

-3-
Bu sabah apartmanın kapısında bir yazı asılı; 1 numaralı dairedeki komşumuz Bahattin Bey dün sabaha karşı 3:30'da vefat etmiştir. 

Allah rahmet eylesin. Aynı çatı altında birbirinden habersiz yaşayan fanileriz. Aynı gökkube altında da öyle... Üzgünüm. O bahçede ne aradığını bilmeden gezineceği daha çok vakti olsaydı keşke.

22.06.2015


Share on Google Plus

About Ekinus Hobi

This is a short description in the author block about the author. You edit it by entering text in the "Biographical Info" field in the user admin panel.
    Blogger Comment
    Facebook Comment

2 yorum: